Randevu AlOnline & ücretsiz
Tıbbi Doğruluk Beyanı Klinik Ekip Tarafından Onaylandı
İnceleme Kapsamı

Bu içerik tıbbi doğruluk, güncel kılavuzlara uyumluluk ve hasta güvenliği açısından uzman denetimine tabi tutulmuştur.

Kaynak Temeli

Güncel bilimsel literatür ve ulusal klinik kılavuzlar ile merkez içi pratik bilgi birleştirilerek hazırlanmıştır.

Op. Dr. Erbay Demir
Uzm. Dr. Emine Kavas
Op. Dr. İmran Dalkılıç
+9
Sana Tıp Merkezi Uzman EkibiKBB · Dahiliye · Göz · Kadın Doğum · Ortopedi
Randevu Al
İçindekiler

Glokom, halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen ve dünya genelinde görme kaybının önde gelen nedenlerinden biri olan sinsi bir göz hastalığıdır. En önemli yönü, çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerlemesidir; birçok kişi hastalığın farkına ancak görme kaybı başladığında varır. Bu nedenle glokom sağlık literatüründe “sessiz hırsız” olarak anılır. Göz polikliniğimize başvuran hastalarda göz tansiyonu, çoğu zaman başka bir şikayet için yapılan rutin muayenede tesadüfen saptanır. Bu yazıda glokomun ne olduğunu, hangi belirtilerle ortaya çıktığını, kimlerin risk altında olduğunu ve tedavi seçeneklerini ayrıntılı biçimde ele alıyoruz. Erken teşhisin bu hastalıkta neden hayati önem taşıdığını da açıklıyoruz.

Glokom (Göz Tansiyonu) Nedir?

Glokom, göz içi basıncının yükselmesiyle görme sinirinde (optik sinir) hasara yol açan, ilerleyici bir göz hastalığıdır. Zamanla görme alanında daralmaya ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına neden olabilir. Genellikle yavaş geliştiği için uzun süre belirti vermez ve bu nedenle erken teşhis büyük önem taşır.

Görme siniri, gözde oluşan görüntüyü beyne ileten yapıdır. Bu sinir hasar gördüğünde ortaya çıkan görme kaybı geri döndürülemez. Glokomun en kritik özelliği budur: Kaybedilen görme geri kazanılamaz, ancak erken teşhis ve uygun tedaviyle mevcut görme korunabilir ve hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir.

Göz Tansiyonu Neden Yükselir?

Göz, ön bölümünde sürekli olarak aköz hümör adı verilen berrak bir sıvı üretir. Bu sıvı gözü besler ve ardından trabeküler ağ olarak adlandırılan doğal bir drenaj sisteminden dışarı atılır. Üretim ve boşaltım arasındaki denge sayesinde göz içi basıncı normal aralıkta kalır.

Bu drenaj sisteminde bir tıkanıklık ya da yapısal bozukluk oluştuğunda sıvı yeterince boşaltılamaz ve göz içinde birikir. Sıvı birikimi göz içi basıncını yükseltir; süregelen yüksek basınç ise zamanla görme sinirine zarar verir. Bu süreç genellikle sessizce ilerler.

Önemli bir noktayı belirtmek gerekir: Her glokom vakasında göz içi basıncı yüksek olmayabilir. Bazı hastalarda göz basıncı normal sınırlarda olmasına rağmen görme siniri hasar görebilir. Buna normal basınçlı glokom denir. Bu durum, glokom tanısının yalnızca basınç ölçümüne değil, kapsamlı bir göz muayenesine dayanması gerektiğini gösterir.

Glokom Türleri Nelerdir?

Glokom tek bir hastalık değil, farklı tiplerden oluşan bir hastalık grubudur. Belirtileri ve ilerleme biçimi türe göre değişir.

Açık Açılı Glokom

En sık görülen glokom türüdür. Gözün drenaj açısı açık kalmasına rağmen, trabeküler ağdaki yapısal değişiklikler nedeniyle sıvı yeterince boşaltılamaz. Yavaş ve ağrısız ilerler; uzun süre hiçbir belirti vermez. Görme alanındaki daralma çevreden merkeze doğru ilerlediği için hasta genellikle ileri evreye kadar durumu fark etmez.

Kapalı (Dar) Açılı Glokom

Daha nadir görülen ancak ani gelişebilen bir türdür. Drenaj açısının aniden kapanması sonucu göz içi basıncı hızla yükselir ve akut glokom krizi olarak bilinen acil bir tablo ortaya çıkar. Şiddetli göz ve baş ağrısı, bulanık görme, ışık çevresinde halkalar görme, gözde kızarıklık, bulantı ve kusma bu krizin belirtileridir. Bu durum acil müdahale gerektirir.

Normal Basınçlı Glokom

Göz içi basıncı normal aralıkta olmasına rağmen görme sinirinin hasar gördüğü türdür. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, görme sinirinin kan dolaşımındaki sorunların rol oynadığı düşünülmektedir. Tanısı, kapsamlı göz muayenesi ve görme alanı takibi ile konur.

Doğuştan (Konjenital) Glokom

Bebeklerde doğuştan var olan, drenaj sisteminin gelişimsel bozukluğuna bağlı nadir bir türdür. Bebekte gözlerde büyüme, aşırı sulanma, ışıktan rahatsız olma ve göz kapaklarında kasılma gibi belirtiler görülebilir. Erken tanı, çocuğun görme gelişimi açısından önemlidir.

Sekonder Glokom

Başka bir nedene bağlı olarak gelişen glokom türüdür. Göz travmaları, uzun süreli kortizon kullanımı, ileri katarakt veya diğer göz hastalıkları bu tabloya yol açabilir. Tedavide hem altta yatan neden hem de yükselen göz içi basıncı ele alınır.

Glokom Belirtileri Nelerdir?

Glokom belirtileri türe göre büyük farklılık gösterir. Bu farklılık, hastalığın neden bu kadar sinsi olabildiğini açıklar.

Açık açılı glokomda erken evrede genellikle hiçbir belirti görülmez. Hastalık ilerledikçe önce çevresel (periferik) görmede kayıplar başlar. Kişi düz ileri baktığında görüntü net kalırken, çevresel alan yavaşça daralır. İleri evrelerde bu durum tünel görme olarak adlandırılan dar bir görme alanına dönüşebilir. Belirtiler yavaş geliştiği için hasta çoğu zaman durumu fark etmez.

Kapalı açılı glokom krizinde ise belirtiler ani ve şiddetlidir. Aşağıdaki tablo acil değerlendirme gerektirir:

Bu belirtilerde vakit kaybetmeden acile başvurun: Ani ve şiddetli göz ağrısı, bulanık görme, ışık kaynaklarının çevresinde halkalar görme, gözde belirgin kızarıklık, baş ağrısıyla birlikte bulantı ve kusma; akut glokom krizinin belirtileri olabilir. Bu tablo görme sinirinde kalıcı hasar riski taşıdığı için en yakın sağlık kuruluşunun acil servisine başvurmanız gerekir.

Genel bir uyarı olarak; ara ara ortaya çıkıp geçen göz ağrısı, bulanık görme veya ışık çevresinde halka görme gibi şikayetler yaşanıyorsa bir göz uzmanına danışılması önerilir. Bu belirtiler dar açılı yapıya işaret ediyor olabilir.

Glokom Risk Grubu: Kimler Dikkat Etmeli?

Glokom herkeste görülebilir, ancak bazı kişilerde risk daha yüksektir. Risk faktörlerinin bulunması hastalığın kesinlikle gelişeceği anlamına gelmez; yalnızca daha dikkatli takip gerektiğini gösterir. Başlıca risk faktörleri şunlardır:

  • 40 yaş ve üzeri olmak: Yaş, glokom gelişiminde önemli bir faktördür ve risk yaşla birlikte artar.
  • Ailede glokom öyküsü: Genetik yatkınlık, glokom riskini belirgin biçimde yükseltir.
  • Yüksek göz içi basıncı: Tedavi edilebilen en önemli risk faktörüdür.
  • Diyabet ve yüksek tansiyon: Damar sağlığını etkileyen bu hastalıklar görme sinirine zarar verebilir.
  • Yüksek dereceli miyopi veya hipermetropi: Kırma kusurunun ileri derecede olduğu kişilerde risk artabilir.
  • Uzun süreli kortizon kullanımı: Kortizonlu damla veya ilaçların uzun süreli kullanımı göz içi basıncını yükseltebilir.
  • Göz travması öyküsü: Geçirilmiş göz yaralanmaları sıvı akışını bozabilir.

Şeker hastalığı ve yüksek tansiyon gibi sistemik hastalıkların takibi, göz sağlığı açısından da önem taşır. Bu hastalıkların yönetimi için Dahiliye Birimimiz ile koordineli bir yaklaşım izlenebilir.

Göz Hastalıkları Birimimizden: Ailesinde göz tansiyonu öyküsü olan hastalarımıza sık verdiğimiz bir öneri var: Glokom kalıtsal yatkınlık gösterebildiği için, birinci derece akrabalarında glokom bulunan kişilerin 40 yaşını beklemeden düzenli göz kontrolüne başlaması yerinde olur. Hastalık henüz belirti vermeden görme sinirindeki erken değişiklikler görüntüleme yöntemleriyle saptanabilir. Bu da tedaviye erken başlama şansı sağlar.

Glokom Nasıl Teşhis Edilir?

Glokom tanısı, tek bir teste değil, gözün farklı yönlerini değerlendiren kapsamlı bir muayeneye dayanır. Yalnızca göz içi basıncının yüksek olması ya da normal çıkması tek başına tanı için yeterli değildir. Tanı sürecinde genel olarak şu yöntemler kullanılır:

  1. Göz içi basıncı ölçümü (tonometri): Gözün basıncı ölçülür; applanasyon tonometresi güvenilir bir yöntemdir.
  2. Göz dibi muayenesi: Görme sinirinin başı incelenerek hasar olup olmadığı değerlendirilir.
  3. Görme alanı testi: Çevresel görmedeki kayıpların saptanması ve takibi için yapılır.
  4. OCT (optik koherens tomografi): Görme siniri lifi tabakasının kalınlığı ölçülerek erken hasar tespit edilebilir.
  5. Kornea kalınlığı ölçümü (pakimetri): Göz basıncı değerlerinin doğru yorumlanmasına yardımcı olur.
  6. Drenaj açısının değerlendirilmesi (gonyoskopi): Glokomun açık mı yoksa kapalı açılı mı olduğunun belirlenmesini sağlar.

Bu değerlendirmeler bir arada yorumlanarak tanı konur ve glokomun türü belirlenir. Tanının doğru konması, tedavi planının kişiye uygun şekilde oluşturulması açısından önemlidir.

Glokom Tedavisi Nasıl Yapılır?

Glokom tedavisinin temel amacı, göz içi basıncını düşürerek görme sinirindeki hasarın ilerlemesini durdurmak ve mevcut görmeyi korumaktır. Kaybedilen görme geri kazanılamadığı için tedavi, kalan görmenin korunmasına odaklanır. Tedavi yaklaşımı; glokomun türüne, evresine ve hastanın genel durumuna göre bireysel olarak belirlenir.

Göz Damlaları

Glokom tedavisinde ilk basamak genellikle göz içi basıncını düşüren damlalardır. Bu damlalar ya sıvı üretimini azaltır ya da drenajı artırarak basıncı kontrol altında tutar. Damla tedavisinde en kritik konu düzenliliktir; damlaların hekimin önerdiği şekilde, aksatılmadan kullanılması tedavinin başarısını doğrudan etkiler. Belirti olmadığı için hastalar zaman zaman damlayı ihmal edebilir, ancak bu durum hastalığın sessizce ilerlemesine yol açabilir.

Lazer Tedavileri

Damla tedavisi yetersiz kaldığında veya uygun görülen durumlarda lazer yöntemleri kullanılabilir. Açık açılı glokomda lazer trabeküloplasti ile drenaj sisteminin sıvıyı daha iyi boşaltması sağlanabilir. Kapalı ya da dar açılı glokomda ise lazer iridotomi uygulanarak iriste küçük bir açıklık oluşturulur ve sıvının akışı kolaylaştırılır. Akut glokom krizinde lazer iridotomi acil tedavinin bir parçası olabilir.

Cerrahi Yöntemler

Damla ve lazer tedavileri yeterli olmadığında cerrahi seçenekler değerlendirilir. Klasik yöntem olan trabekülektomi, göz içi sıvısı için yeni bir drenaj yolu oluşturmayı amaçlar. Ayrıca göz içine yerleştirilen drenaj implantları (şantlar) ve daha az girişimsel olan MIGS (minimal invaziv glokom cerrahisi) yöntemleri de uygulanabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu, hastanın gözünün özelliklerine göre hekim tarafından belirlenir.

Tedavi yönteminden bağımsız olarak, glokom kronik bir hastalıktır ve düzenli takip gerektirir. Tedavi sonuçları kişiden kişiye değişebilir.

Göz Hastalıkları Birimimizden: Glokom hastalarımızda en sık karşılaştığımız zorluk, damla kullanımının aksatılmasıdır. Hasta kendini iyi hissettiği için, “damlayı bir süre kullanmasam da olur” diye düşünebilir. Oysa göz tansiyonu damlaları, tıpkı tansiyon ilaçları gibi, belirti olmasa da düzenli kullanılması gereken tedavilerdir. Damlanın bir kez unutulması bile göz basıncının yeniden yükselmesine yol açabilir.

Glokom ile Yaşam: Takip ve Öneriler

Glokom, doğru yönetildiğinde kişinin görme sağlığını uzun yıllar koruyabildiği kronik bir hastalıktır. Tanı konduktan sonra hastalığın seyri düzenli kontrollerle izlenir. Göz içi basıncı, görme alanı ve görme sinirinin durumu belirli aralıklarla değerlendirilir. Bu takip, tedavinin etkili olup olmadığını ve hastalığın ilerleyip ilerlemediğini gösterir.

Sağlıklı bir yaşam tarzı da göz sağlığını destekler. Sigaradan uzak durmak, diyabet ve tansiyon gibi hastalıkları kontrol altında tutmak ve düzenli göz muayenelerini aksatmamak, glokom yönetiminin ayrılmaz parçalarıdır. Genel sağlık kontrollerinizi bir bütün olarak planlamak isterseniz Check-Up Programlarımız kapsamındaki değerlendirmelerden yararlanabilirsiniz.

Glokomun en etkili “tedavisi” erken teşhistir. 40 yaş sonrası düzenli göz muayenesi ve göz tansiyonu ölçümü, hastalığı henüz belirti vermeden yakalamanın en güvenilir yoludur. Göz tansiyonuyla ilgili bir değerlendirme yaptırmak veya rutin göz kontrolünüzü planlamak için Göz Hastalıkları Birimimize online randevu sistemi aracılığıyla başvurabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Göz tansiyonu (glokom) tedavi edilebilir mi?

Glokom kronik bir hastalıktır ve tamamen ortadan kaldırılamasa da tedaviyle kontrol altına alınabilir. Tedavinin amacı, göz içi basıncını düşürerek görme sinirindeki hasarın ilerlemesini durdurmak ve mevcut görmeyi korumaktır. Erken teşhis edildiğinde damla, lazer veya cerrahi yöntemlerle hastalığın ilerlemesi büyük ölçüde yavaşlatılabilir. Kaybedilen görme geri gelmediği için erken tanı belirleyicidir. Takip mutlaka bir uzman tarafından yürütülmelidir.

Glokom kalıcı körlüğe yol açar mı?

Glokom, tedavi edilmediğinde görme kaybına ve ileri evrelerde körlüğe yol açabilen ciddi bir hastalıktır. Ancak erken teşhis ve düzenli tedaviyle bu risk büyük ölçüde azaltılabilir. Görme sinirindeki hasar geri döndürülemediği için hastalığın erken dönemde saptanması ve tedavinin aksatılmadan sürdürülmesi önemlidir. Düzenli göz muayeneleri, körlük riskini önlemede en etkili adımdır.

Göz tansiyonu ölçümü ağrılı mıdır?

Hayır, göz içi basıncı ölçümü ağrısız bir işlemdir. Kullanılan yönteme göre göze hafif bir temas hissi olabilir ancak rahatsızlık vermez. İşlem birkaç dakika içinde tamamlanır. Bazı yöntemlerde göze uyuşturucu damla damlatıldığı için hasta herhangi bir şey hissetmez. Bu ölçüm, glokomun erken teşhisinde önemli bir değerlendirme aracıdır.

Göz tansiyonu olan biri damla kullanmayı bırakabilir mi?

Göz tansiyonu damlaları, hekim önermedikçe bırakılmamalıdır. Belirti olmaması, hastalığın kontrol altında olduğu anlamına gelmez; damla kullanımı durdurulduğunda göz içi basıncı yeniden yükselebilir ve görme siniri hasarı ilerleyebilir. Damla tedavisi, düzenli ve süreklilik gerektiren bir yaklaşımdır. Doz veya ilaç değişikliği kararları yalnızca hekim tarafından verilmelidir.

Genç yaşta göz tansiyonu görülür mü?

Glokom çoğunlukla 40 yaş üzerinde görülse de daha genç bireylerde ve hatta bebeklerde de ortaya çıkabilir. Doğuştan glokom, göz travmalarına bağlı sekonder glokom ve ailesel yatkınlık genç yaşta glokoma neden olabilir. Bu nedenle ailesinde glokom öyküsü olan gençlerin de düzenli göz kontrolü yaptırması önerilir. Yaştan bağımsız olarak belirtiler yaşandığında bir uzmana danışılmalıdır.

Glokom muayenesi ve tedavisi sigorta kapsamında mıdır?

Sana Tıp Merkezi birçok özel sağlık sigortasıyla anlaşmalıdır. Göz muayenesi ve glokom tedavisinin sigorta kapsamı, poliçenizin içeriğine ve yapılacak işleme göre değişebilir. Randevu oluştururken sigorta bilgilerinizi ilettiğinizde kapsam durumu hakkında bilgi alabilir ya da hastanemizle doğrudan iletişime geçebilirsiniz. Bu sayede tedavi sürecinizi sigorta kapsamınızla birlikte planlayabilirsiniz.

Görmenizi Korumanın Anahtarı Erken Teşhistir

Glokom, sessizce ilerleyerek görme kaybına yol açabilen ancak erken teşhis edildiğinde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Bu içerikten çıkarılacak en önemli mesaj şudur: Göz tansiyonu çoğu zaman belirti vermez ve hastalar durumu ancak görme kaybı başladığında fark eder. Görme sinirindeki hasar geri döndürülemediği için erken teşhis, görmenizi korumanın tek etkili yoludur.

İkinci önemli çıkarım, düzenli takibin ve tedavi uyumunun belirleyici olduğudur. Glokom kronik bir hastalıktır; damla kullanımının aksatılmaması ve kontrollerin düzenli sürdürülmesi, hastalığın ilerlemesini durdurmada en kritik faktörlerdir.

Peki ne zaman göz doktoruna gitmelisiniz? 40 yaşından sonra hiçbir şikayetiniz olmasa dahi yılda bir göz muayenesi yaptırmanız, göz tansiyonunu erken yakalamanın en güvenilir yoludur. Ailenizde glokom öyküsü varsa bu kontrollere daha erken başlamanız önerilir. Ani göz ağrısı, bulanık görme veya ışık çevresinde halka görme gibi belirtilerde ise vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.

Sultanbeyli’de Glokom (Göz Tansiyonu) için Sana Tıp Merkezi

İstanbul Sultanbeyli’de hizmet veren Sana Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Birimi; glokom başta olmak üzere pek çok göz hastalığının tanı ve takibinde göz içi basıncı ölçümü, görme alanı testi ve ileri görüntüleme yöntemleriyle değerlendirme yapmaktadır. Deneyimli hekim kadromuz ve modern muayene altyapımızla göz sağlığınız kapsamlı biçimde ele alınır.

Göz tansiyonunun erken teşhisi düzenli muayene gerektirdiğinden, muayeneden tarama ve takibe kadar sürecin tamamı tek merkezde yürütülebilmektedir. Hangi hekimlerimizin hizmet verdiğini incelemek için Doktorlarımız sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Sultanbeyli ve yakın çevresindeki Pendik, Ümraniye, Kartal ve Tuzla’dan pek çok hasta, göz muayenesi ve glokom takibi için hastanemize başvurmaktadır. İstanbul Anadolu Yakası’nda merkezi konumumuzda, birçok özel sağlık sigortasıyla anlaşmamız bulunmaktadır.

Özel sağlık sigortanızla birlikte göz muayenesi randevunuzu oluşturmak veya glokom kontrolünüzü planlamak için online randevu sistemimizi kullanabilir ya da hastanemizle iletişime geçebilirsiniz.

Sağlık Bilgi Notu

Bu içerik, Sana Tıp Merkezi uzman hekim kadrosu tarafından güncel tıbbi literatür ve klinik deneyim doğrultusunda hazırlanmıştır. Yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Bireysel değerlendirme için uzman hekimlerimizle randevu almanız önerilir.

Konumumuz
Sultanbeyli / İstanbul

Sana Tıp Merkezi

Hasanpaşa Mh. Fatih Bulvarı No:47
Sultanbeyli / İstanbul


Yakın İlçeler Randevu Al

Hft–Cum: 09:00–17:30 · Cmt: 09:00–14:00

Acil Servis 7/24