Randevu AlOnline & ücretsiz
Tıbbi Doğruluk Beyanı Klinik Ekip Tarafından Onaylandı
İnceleme Kapsamı

Bu içerik tıbbi doğruluk, güncel kılavuzlara uyumluluk ve hasta güvenliği açısından uzman denetimine tabi tutulmuştur.

Kaynak Temeli

Güncel bilimsel literatür ve ulusal klinik kılavuzlar ile merkez içi pratik bilgi birleştirilerek hazırlanmıştır.

Op. Dr. Erbay Demir
Uzm. Dr. Emine Kavas
Op. Dr. İmran Dalkılıç
+9
Sana Tıp Merkezi Uzman EkibiKBB · Dahiliye · Göz · Kadın Doğum · Ortopedi
Randevu Al
İçindekiler

Diyabet tanısı konan kişilerin çoğuna kan şekeri takibi, beslenme ve ayak bakımı anlatılır. Göz muayenesi ise çoğu zaman listenin sonunda kalır ve “görmemde bir sorun yok” denerek ertelenir.

Bu erteleme, diyabetin gözle ilgili en önemli özelliğini gözden kaçırır. Gözü etkileyen değişikliklerin büyük bölümü erken dönemde hiçbir belirti vermez. Kişi bir şey hissettiğinde süreç çoktan ilerlemiş olabilir.

Aşağıda diyabetin gözün hangi bölümlerini nasıl etkilediği, hangi tabloların hangi hızda geliştiği, tarama takviminin neden bu şekilde kurulduğu ve riski azaltmak için nelerin gerçekten işe yaradığı anlatılıyor.

Net Cevap: Diyabet gözün ağ tabakasını, merceğini ve göz içi basıncını etkileyebilir. En sık ve en önemli tablo, ağ tabaka damarlarının hasarlanmasıyla gelişen diyabetik retinopatidir. Erken dönemde hiçbir belirti vermez ve görme keskinliği normal ölçülebilir. Bu nedenle görme şikâyeti olmasa bile tanı tarihinden itibaren düzenli göz dibi muayenesi yapılması gerekir.

Diyabet gözü nasıl etkiler?

Diyabetin gözdeki etkisi tek bir hastalık değildir. Kan şekerinin uzun süre yüksek seyretmesi gözün farklı yapılarını farklı mekanizmalarla etkiler ve bunlar aynı kişide bir arada bulunabilir.

Etkinin en önemlisi ağ tabakadaki küçük damarlarla ilgilidir. Yüksek kan şekeri bu damarların duvarını zamanla zayıflatır; damarlar sızdırmaya başlar, bazıları tıkanır ve ağ tabakanın bir bölümü yeterli beslenemez hale gelir. Bu tabloya diyabetik retinopati denir ve diyabetin gözle ilgili en sık görülen sonucudur.

İkinci etki gözün merceği üzerinedir. Mercek içindeki biyokimyasal denge kan şekerinden doğrudan etkilendiği için, diyabeti olan kişilerde katarakt hem daha erken yaşta ortaya çıkabilir hem de daha hızlı ilerleyebilir.

Üçüncü grup daha az bilinen etkilerdir. Göz içi basıncının yükselmesi, gözyaşı filminin bozulmasına bağlı kuruluk yakınmaları ve kornea yüzeyinin iyileşmesinin yavaşlaması bu gruba girer. Nadiren göz kaslarını çalıştıran sinirler geçici olarak etkilenebilir ve çift görme ortaya çıkabilir.

En kritik bilgi: erken dönemde belirti yoktur

Diyabetik retinopatinin en tehlikeli özelliği sessiz başlamasıdır. Ağ tabakadaki değişiklikler başladığında kişi genellikle hiçbir şey hissetmez ve görme keskinliği normal ölçülebilir.

Bu nedenle “gözüm iyi görüyor, muayeneye gerek yok” değerlendirmesi diyabette geçerli değildir. Görme şikâyetinin ortaya çıkması, sürecin erken evreyi geçtiği anlamına gelebilir. Şikâyetin yokluğu bir güvence değil, yalnızca bilgi eksikliğidir.

Tarama takviminin belirtiye değil tanı tarihine bağlanmasının nedeni budur. Diyabet takibinde göz muayenesi, bir yakınmaya verilen yanıt değil önceden planlanmış bir kontroldür; randevu bir şey hissedildiğinde değil, takvim geldiğinde alınır.

Diyabetik retinopati nedir, nasıl ilerler?

Diyabetik retinopati, ağ tabakayı besleyen küçük damarların yıllar içinde hasar görmesiyle gelişen bir tablodur. Ağ tabaka, gözün arkasında yer alan ve görüntünün oluştuğu sinir tabakasıdır; bu tabakanın beslenmesi bozulduğunda görme kalıcı biçimde etkilenebilir.

Süreç kademelidir ve genellikle iki ana dönemde incelenir. Erken dönemde damarlardaki değişiklikler ağ tabaka içinde sınırlı kalır. İlerlemiş dönemde ise göz, beslenemeyen bölgeleri telafi etmek için yeni damarlar oluşturmaya başlar ve asıl sorunlar bu aşamada ortaya çıkar.

Bu iki dönemden bağımsız olarak gelişebilen üçüncü bir durum daha vardır. Ağ tabakanın merkezindeki keskin görme bölgesinde sıvı birikmesi, hastalığın hangi evresinde olursa olsun merkezi görmeyi bozabilir.

Erken dönem: damar değişikliklerinin başlaması

Bu dönemde damar duvarlarında küçük baloncuklar oluşur, noktasal kanamalar ve sızıntıya bağlı birikintiler görülebilir. Değişiklikler ağ tabaka içinde kalır ve çoğu kişide görme etkilenmez.

Erken dönemin tamamı yalnızca göz dibi muayenesiyle saptanabilir. Kişinin fark edebileceği bir belirti bulunmadığı için bu evrede tanı konması tamamen düzenli taramaya bağlıdır. Bu, hastalığın en kolay yönetilebildiği ve en çok gözden kaçtığı dönemdir.

İlerlemiş dönem: yeni damar oluşumu

Ağ tabakanın beslenemeyen bölgeleri arttığında göz, yeni damarlar üreterek durumu telafi etmeye çalışır. Bu bir onarım çabasıdır ama sonucu iyi değildir. Üretilen damarlar yapısal olarak zayıftır, düzensiz seyreder ve kolayca kanar.

Kanamanın gözün saydam iç boşluğuna olması durumunda görme aniden bozulabilir. Kişi gözünün önünde koyu lekeler, yoğun uçuşan cisimler ya da bir perde tarif edebilir; bu tablo acil değerlendirme gerektirir.

Zamanla bu damarların çevresinde oluşan bağ dokusu ağ tabakayı çekerek yerinden ayırabilir. Ayrıca yeni damar oluşumu gözün ön bölümünü de etkileyerek göz içi basıncının yükselmesine yol açabilir. İlerlemiş dönemde tedavi seçenekleri bulunmakla birlikte, kaybedilen görmenin tamamının geri kazanılması her zaman mümkün olmaz.

Diyabetik makula ödemi

Makula, ağ tabakanın merkezinde yer alan ve okuma, yüz tanıma gibi keskin görme işlerini sağlayan bölgedir. Sızıntı yapan damarlardan bu bölgeye sıvı birikmesine diyabetik makula ödemi denir.

Bu tablo hastalığın erken evresinde de görülebilir ve merkezi görmeyi doğrudan etkiler. Kişi harflerin ortasının kaybolduğunu, düz çizgilerin dalgalı göründüğünü ya da okumakta zorlandığını tarif edebilir. Makula ödemi, retinopatinin evresinden bağımsız olarak görme kaybının en sık nedenidir.

Vakit Kaybetmeden Hekime Başvurulması Gereken Durumlar

Diyabeti olan bir kişide aşağıdaki bulgular beklenmez ve gecikmeden değerlendirilmelidir:

  • Görme birkaç saat ya da birkaç gün içinde belirgin biçimde azaldıysa
  • Gözün önünde birdenbire artan uçuşan cisimler, koyu lekeler ya da is benzeri görüntü belirdiyse
  • Görme alanının bir bölümünde perde inmesi ya da karartı tarifleniyorsa
  • Ani başlayan ışık çakmaları ortaya çıktıysa
  • Okurken harflerin ortası kayboluyor ya da düz çizgiler dalgalı görünüyorsa
  • Gözde ağrı, belirgin kızarıklık veya bulantının eşlik ettiği baş ağrısı varsa
  • Çift görme başladıysa

Bu bulguların hiçbiri “kan şekerim yükselmiştir, düzelir” denerek beklenmez. Ağ tabakayı ilgilendiren tablolarda kaybedilen zaman geri kazanılamayabilir.

Diyabette katarakt neden daha erken görülür?

Katarakt, gözün doğal merceğinin saydamlığını yitirmesidir ve yaşlanmayla birlikte herkeste görülebilir. Diyabette bu sürecin daha erken başlaması ve daha hızlı ilerlemesi beklenen bir durumdur.

Nedeni merceğin kendi yapısıyla ilgilidir. Mercek kan şekerindeki değişikliklere doğrudan tepki veren bir dokudur; şekerin uzun süre yüksek seyretmesi mercek içindeki dengeyi bozar ve saydamlık kaybını hızlandırır. Bu nedenle diyabeti olan kişilerde katarakt kırklı ve ellili yaşlarda saptanabilir.

Kataraktın ayrıca dolaylı bir etkisi vardır. Matlaşan mercek göz dibinin değerlendirilmesini zorlaştırır ve bu durumda ağ tabaka takibi aksayabilir; kataraktın belirtileri ve tanı süreci bu nedenle diyabet takibinin ayrı bir başlığı olarak izlenir.

Diyabet ve göz tansiyonu ilişkisi

Diyabeti olan kişilerde göz içi basıncının yükselme olasılığı genel topluma göre daha yüksektir. Bu nedenle göz muayenesinde basınç ölçümü rutin olarak yapılır.

İlerlemiş retinopatide ise farklı bir mekanizma devreye girer. Gözün ön bölümünde oluşan yeni damarlar sıvı dolaşımını engelleyerek basıncı yükseltebilir ve bu tablo tedavisi zor bir duruma yol açabilir. Göz tansiyonunun belirtileri ve takibi diyabetli kişilerde ayrıca izlenen bir başlıktır.

Kan şekeri dalgalanması görmeyi neden bulanıklaştırır?

Diyabeti olan kişilerin sıkça yaşadığı ama az bilinen bir durum, kan şekeri değiştiğinde görmenin geçici olarak bulanıklaşmasıdır. Bu tablo çoğu zaman katarakt sanılır.

Mekanizma merceğin su içeriğiyle ilgilidir. Kan şekeri yükseldiğinde mercek içindeki sıvı dengesi değişir, merceğin kırıcılığı kayar ve görme birkaç gün içinde belirgin biçimde bozulabilir. Şeker dengelendiğinde bu değişiklik geri döner.

Bu nedenle kan şekeri yeni düzenlenmiş bir dönemde gözlük numarası ölçtürmek doğru sonuç vermez. Numaranın kararlı hale gelmesi için kan şekerinin bir süre dengede kalması beklenir. Aksi halde alınan gözlük kısa sürede uymaz hale gelir.

Sık Yapılan Yanlış

“Şekerim kontrol altında, gözümde sorun çıkmaz” değerlendirmesi yaygındır ancak yanıltıcıdır. İyi glisemik kontrol riski belirgin biçimde azaltır, ortadan kaldırmaz. Ayrıca retinopatinin gelişiminde diyabetin süresi de en az kan şekeri düzeyi kadar belirleyicidir; uzun süredir diyabeti olan bir kişide şeker iyi seyretse bile tarama aralığı kısaltılmaz.

Diyabette daha az konuşulan iki yakınma: kuruluk ve iyileşme gecikmesi

Diyabetin gözdeki etkileri ağ tabaka ve mercekle sınırlı değildir. Gözyaşı filminin bozulmasına bağlı kuruluk, diyabeti olan kişilerde genel topluma göre daha sık görülür ve batma, yanma, kum kaçmış hissi ile gün içinde dalgalanan bulanıklık şeklinde ortaya çıkar. Bu yakınma çoğu zaman yorgunluğa bağlanır ve dile getirilmez.

Kornea yüzeyinin iyileşmesinin yavaşlaması ikinci başlıktır. Gözde küçük bir çizik ya da yüzeysel bir tahriş diyabeti olan kişilerde beklenenden geç iyileşebilir ve enfeksiyon riski artabilir; gözde geçmeyen kızarıklık ve rahatsızlık hissi bu nedenle ertelenmeden değerlendirilmelidir.

Bu iki yakınmanın ortak özelliği hafife alınmalarıdır. İkisi de ağ tabakayı ilgilendirmez ve görme kaybı riski taşımaz. Buna karşılık günlük konforu belirgin biçimde etkilerler ve muayenede kolayca değerlendirilirler; bu nedenle “önemsiz” diye atlanmak yerine dile getirilmeleri yerinde olur.

Göz taraması ne zaman ve ne sıklıkla yapılmalı?

Diyabette göz taraması bir şikâyet üzerine değil, tanı tarihine göre planlanır. Bu, diyabet takibini diğer pek çok konudan ayıran temel farktır.

Taramanın amacı görmeyi ölçmek değildir. Amaç, henüz belirti vermeyen değişiklikleri ağ tabakada saptamak ve gerekiyorsa ileri değerlendirmeye yönlendirmektir. Görme keskinliği ölçümü bu taramanın yalnızca bir parçasıdır ve tek başına yeterli değildir.

Tarama aralığı bulguya göre değişir. Muayenede herhangi bir bulgu yoksa aralık daha uzun tutulabilir; erken dönem bulguları saptandığında kontroller sıklaştırılır ve takip planı yeniden kurulur.

Kan şekeri kontrolünün bozulduğu, tansiyonun yükseldiği ya da böbrek fonksiyonlarında değişiklik görüldüğü dönemlerde de aralık kısaltılabilir. Göz takip planı bu nedenle sabit bir takvim değildir. Dahiliye değerlendirmesiyle birlikte güncellenir ve kişinin genel tablosuna göre yeniden kurulur.

Tip 2 diyabette

Tip 2 diyabette göz muayenesi tanı konduğu anda planlanır. Bunun nedeni, tip 2 diyabetin çoğu zaman yıllarca fark edilmeden seyretmesi ve tanı konduğunda ağ tabaka değişikliklerinin başlamış olabilmesidir.

Sonraki muayenelerin sıklığı ilk değerlendirmenin sonucuna göre belirlenir. Tip 2 diyabet takibinde göz muayenesi kan tahlilleri kadar rutin bir başlıktır. Kan şekeri sonuçları düzenli izlenirken göz muayenesinin atlanması, takibin eksik yürütüldüğü anlamına gelir.

Tip 1 diyabette

Tip 1 diyabette tanı anı genellikle hastalığın başlangıcına yakındır. Bu nedenle ilk göz muayenesi tanıdan belirli bir süre sonrasına planlanır; süre ve sonraki aralıklar hekim tarafından belirlenir.

Çocukluk ve ergenlik döneminde tanı alan kişilerde takip büyüme dönemi boyunca sürdürülür. Ergenlikte hormonal değişiklikler kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilir. Bu, takibin en çok aksadığı ama en çok gerektiği dönemdir.

Gebelik ve gebelik planı

Gebelik, diyabetik retinopatinin seyrini hızlandırabilen özel bir dönemdir. Bu nedenle gebelik planlayan diyabetli kadınlarda göz muayenesi gebelikten önce yapılır.

Gebelik süresince takip sürdürülür ve aralık hekim tarafından belirlenir; doğum sonrası dönemde de değerlendirme devam eder.

Bu takip, kadın hastalıkları ve doğum izlemiyle birlikte yürütülür. Gebelik döneminde ortaya çıkan gebelik şekeri ise farklı bir tablodur ve göz takibi açısından ayrı değerlendirilir.

Göz dibi muayenesinde ne yapılır?

Ağ tabakanın değerlendirilebilmesi için göz bebeğinin genişletilmesi gerekir. Bunun için damla kullanılır ve etkisinin başlaması genellikle yarım saati bulur.

Damla etkiliyken yakını okumak zorlaşır ve ışığa karşı hassasiyet artar. Bu etki birkaç saat sürer. Muayeneye araç kullanmadan gelinmesi ve yanınızda güneş gözlüğü bulundurmanız bu nedenle önerilir.

Muayenede ağ tabaka, damarlar, görme siniri başı ve makula bölgesi ayrı ayrı değerlendirilir. Aynı seansta görme keskinliği ölçülür ve göz içi basıncı bakılır; gerekli görülürse ileri görüntüleme için yönlendirme yapılır.

Bulgu saptandığında tedavi nasıl planlanır?

Göz dibi muayenesinde bulgu saptanması, hemen bir göz tedavisine başlanacağı anlamına gelmez. Yaklaşım evreye ve makula bölgesinin durumuna göre belirlenir.

Erken dönemde çoğu kişide gözle ilgili bir işlem gerekmez. Bu evrede asıl tedavi kan şekerinin, tansiyonun ve kan yağlarının kontrolüdür; göz tarafında yapılan şey takip aralığının sıklaştırılması ve değişimin izlenmesidir. Metabolik kontrolün bu evrede sağladığı kazanç, sonraki evrelerdekinden belirgin biçimde büyüktür.

İlerlemiş evrede ve makula ödeminde doğrudan göze yönelik seçenekler devreye girer. Göz içi ilaç enjeksiyonu, lazer uygulamaları ve bazı durumlarda cerrahi bu seçenekler arasındadır; hangisinin uygun olduğu bulgunun tipine ve yaygınlığına göre belirlenir. Bu uygulamalar ileri değerlendirme ve donanım gerektirdiğinden, bulgu saptandığında kişi uygun merkeze yönlendirilir. Yönlendirmenin zamanında yapılması, sonucu belirleyen etkenlerden biridir.

Beklenti yönetimi bu aşamada önem kazanır. İleri evrede uygulanan tedavilerin başlıca amacı kaybedilen görmeyi geri getirmek değil, ilerlemeyi durdurmak ve mevcut görmeyi korumaktır; bir bölüm hastada görmede iyileşme olabilir ancak bu hedefin kendisi değildir. Erken saptamanın neden bu kadar belirleyici olduğu en net burada görülür.

Riski azaltmak için neler yapılabilir?

Diyabetik retinopatinin gelişme olasılığını azaltan etkenler bilinmektedir ve bunların büyük bölümü zaten diyabet takibinin parçasıdır.

Kan şekerinin uzun vadeli kontrolü bu listenin başında gelir. Uzun dönemli şeker ortalamasının hedef aralıkta tutulması, retinopatinin hem başlama olasılığını hem ilerleme hızını azaltır. Hedef değerin ne olacağı kişiye göre değişir ve hekim tarafından belirlenir.

Kan basıncı kontrolü ikinci sıradadır ve etkisi çoğu zaman hafife alınır. Yüksek tansiyon ağ tabaka damarları üzerindeki yükü artırdığı için tansiyon kontrolü göz açısından kan şekeri kadar belirleyici olabilir; kan yağlarının kontrolü ve sigaranın bırakılması da aynı listede yer alır.

Beslenme ve fiziksel aktivite bu tablonun ayrılmaz parçasıdır. Kişiye özel planın diyetisyen ve hekim tarafından birlikte kurulması gerekir; internette dolaşan genel programlar diyabette güvenli bir başlangıç noktası değildir. Beslenme ve diyetetik değerlendirmesi, kan şekeri kontrolünün sürdürülebilir hale gelmesinde belirleyici olur.

Son olarak, takibin kendisi bir risk azaltma yöntemidir. Düzenli göz muayenesi hastalığın gelişmesini engellemez ama erken evrede saptanmasını sağlar; erken evrede saptanan bir tabloda müdahale seçenekleri daha geniş ve sonuçları daha iyidir.

Hekime Sorulacak Sorular

Göz muayenesinde sormanız takibi kolaylaştırır:

  • Ağ tabakamda herhangi bir bulgu var mı, varsa hangi evrede?
  • Bir sonraki göz muayenem ne zaman olmalı?
  • Makula bölgemde ödem var mı?
  • Kan şekeri ya da tansiyon kontrolümde bir değişiklik olursa göz takibimi öne almalı mıyım?

Diyabette göz, ayak ve böbrek takibi neden birlikte yürür?

Diyabetin uzun vadeli etkilerinin ortak bir zemini vardır: küçük damarların hasarlanması. Ağ tabakadaki damarlarla böbrekteki ve ayaktaki damarlar aynı süreçten etkilenir.

Bunun pratik sonucu şudur: bir organdaki bulgu diğerleri için de uyarı niteliği taşır. Ağ tabakada belirgin bulgular saptanan bir kişide böbrek fonksiyonlarının ve ayak muayenesinin gözden geçirilmesi rutin bir yaklaşımdır. Tersi de geçerlidir.

Ayak tarafında bu takip, dolaşım ve duyu değerlendirmesiyle birlikte yara riskinin izlenmesi anlamına gelir. Yara gelişmiş kişilerde süreç ayrı bir başlık haline gelir ve kronik yara yönetimi devreye girer.

Pratikte bu, takibin tek bir randevuya sığmadığı anlamına gelir. Göz muayenesi, ayak muayenesi ve kan tahlilleri farklı aralıklarla planlanır ve birinin sonucu diğerinin sıklığını değiştirebilir. Diyabet takibi bu nedenle tek bir branşın işi değil, birbirine bağlı birkaç değerlendirmenin birlikte yürütülmesidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Görmemde hiçbir sorun yok, yine de göz muayenesi gerekir mi?

Evet. Diyabetin ağ tabakadaki erken etkileri belirti vermez ve görme keskinliği normal ölçülebilir. Muayenenin amacı şikâyeti değerlendirmek değil, henüz şikâyet üretmemiş değişiklikleri saptamaktır.

Diyabetik retinopati geri döner mi?

Erken dönemde saptanan bulguların bir kısmı kan şekeri ve tansiyon kontrolüyle stabil kalabilir ya da gerileyebilir. İlerlemiş dönemde ortaya çıkan yapısal değişiklikler ve kaybedilen görme ise her zaman geri kazanılamaz. Erken saptamanın önemi buradan gelir.

Kan şekerim düzeldi ama görmem bulanıklaştı, bu normal mi?

Kan şekerindeki hızlı değişiklikler merceğin kırıcılığını geçici olarak etkileyebilir ve bu bulanıklık genellikle şeker dengelendikten sonra düzelir. Bulanıklığın uzaması, tek gözde olması ya da yeni bulgular eklenmesi durumunda değerlendirme gerekir.

Diyabet nedeniyle kör olur muyum?

Diyabet, görme kaybının önlenebilir nedenlerinden biridir. Düzenli tarama ve zamanında yönlendirme ile ileri evre tabloların büyük bölümü önlenebilir. Buradaki belirleyici etken, sürecin ne kadar erken saptandığıdır. Diyabeti olmak görme kaybı yaşanacağı anlamına gelmez; takipsiz kalmak riski belirgin biçimde artırır.

Göz damlası kullanmam gerekir mi?

Diyabetik retinopatinin damla ile tedavisi yoktur. Kuru göz gibi eşlik eden durumlar için damla önerilebilir, ancak bu ağ tabakayı ilgilendiren tabloyu etkilemez.

Diyabetim yeni teşhis edildi, göz muayenesi için beklemeli miyim?

Tip 2 diyabette ilk göz muayenesi tanı konduğu dönemde planlanır, çünkü hastalık tanıdan önce uzun süre fark edilmeden seyretmiş olabilir. Beklemek için bir gerekçe yoktur; ilk muayene aynı zamanda sonraki takiplerin karşılaştırılacağı başlangıç kaydını oluşturur.

Muayeneye giderken neleri götürmeliyim?

Kullandığınız ilaçların listesi, güncel kan şekeri ve uzun dönem şeker ortalaması sonuçlarınız, tansiyon takibiniz ve varsa önceki göz muayenesi kayıtlarınız değerlendirmeyi kolaylaştırır. Göz bebeği büyütücü damla kullanılacağı için araç kullanmadan gelmeniz önerilir.

Diyabet Takibinde Gözü Listenin Sonuna Bırakmamak

Diyabetin gözle ilgili etkilerinin ortak özelliği, uyarı vermeden ilerlemeleridir. Bu yüzden göz muayenesi, şikâyet ortaya çıktığında başvurulan bir adım değil, takvimi önceden belirlenmiş bir takip başlığıdır.

Göz muayenesinin ertelenmesi, tablonun yalnızca bir bölümünü izlemek anlamına gelir. Görmede bir değişiklik hissetmiyor olmanız, ağ tabakanızın değerlendirilmiş olduğu anlamına gelmez. Bu ikisi birbirinin yerine geçmez.

Sana Tıp Merkezi’nde Diyabet ve Göz Takibi

Göz Hastalıkları birimi, diyabeti olan kişilerde göz dibi muayenesi, görme keskinliği ölçümü ve göz içi basıncı değerlendirmesi kapsamında hizmet sunar. Bu değerlendirme, dahiliye takibi ve gerektiğinde kronik yara ve diyabetik ayak bakım ünitesi ile birlikte planlanabilir. Birimin kapsamı için Göz Hastalıkları sayfasını inceleyebilir, çalışma gün ve saatlerine iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Sağlık Bilgi Notu

Bu içerik, Sana Tıp Merkezi uzman hekim kadrosu tarafından güncel tıbbi literatür ve klinik deneyim doğrultusunda hazırlanmıştır. Yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Bireysel değerlendirme için uzman hekimlerimizle randevu almanız önerilir.

Konumumuz
Sultanbeyli / İstanbul

Sana Tıp Merkezi

Hasanpaşa Mh. Fatih Bulvarı No:47
Sultanbeyli / İstanbul


Yakın İlçeler Randevu Al

Hft–Cum: 09:00–17:30 · Cmt: 09:00–14:00

Acil Servis 7/24