Bu içerik tıbbi doğruluk, güncel kılavuzlara uyumluluk ve hasta güvenliği açısından uzman denetimine tabi tutulmuştur.
Güncel bilimsel literatür ve ulusal klinik kılavuzlar ile merkez içi pratik bilgi birleştirilerek hazırlanmıştır.



“Yemekten sonra uyku basıyor, kilo veremiyorum, tatlı krizleri geçiyor” — bu yakınmaların arkasında sıklıkla insülin direnci yatmaktadır. Türkiye’de dahiliye polikliniklerinde giderek daha sık karşılaşılan bu metabolik tablo, tek başına ilaçla değil; beslenme düzeninin köklü biçimde değiştirilmesiyle kontrol altına alınabilmektedir. Dahası, doğru beslenme insülin direncini tersine çevirebilir veya ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlatabilir.
Bu rehber; insülin direncinde hangi besinlerin kan şekerini ve insülin salgısını dengelediğini, hangi gıdaların bu süreci kötüleştirdiğini ve öğün düzeninin nasıl kurulması gerektiğini kanıta dayalı beslenme ilkeleri çerçevesinde ele almaktadır. Ancak her bireyin metabolik profili farklıdır; buradaki bilgiler genel rehber niteliğindedir ve kişiselleştirilmiş bir plan için diyetisyen değerlendirmesi şarttır.
İnsülin Direnci Nedir?
İnsülin direnci; pankreas tarafından üretilen insülin hormonunun, karaciğer, kas ve yağ dokusu hücrelerini yeterince uyaramaması sonucu kan şekerinin istenilen düzeyde düşürülememesi durumudur. Bu durumda pankreas daha fazla insülin üretmek zorunda kalır; zamanla bu telafi mekanizması da yetersiz kalmaya başlarsa tip 2 diyabete zemin hazırlanır.
İnsülin direnci tanısı genellikle HOMA-IR hesabıyla (açlık kan şekeri × açlık insülin / 405) konulur. Bu değerin 2,5’u aşması insülin direncine işaret edebilir. Tanı ve takip için Dahiliye Birimi‘ndeki uzman hekimler değerlendirme yapmaktadır. Belirtiler ve detaylı bilgi için Tip 2 Diyabet Nedir? yazımıza da bakabilirsiniz.
Beslenme Neden Bu Kadar Belirleyici?
Yediğimiz her besin, kan şekerini ve buna bağlı insülin salgısını etkiler. İnsülin direncinde bu etki çok daha kritik bir önem taşır:
- Karbonhidrat kalitesi ve miktarı — Glisemik yük yüksek besinler, kan şekerini hızla yükselterek aşırı insülin salgısını tetikler; bu döngü insülin direncini pekiştirir.
- Yağ türü — Doğru yağlar (tekli ve çoklu doymamış) insülin duyarlılığını destekler; trans ve aşırı doymuş yağlar karaciğer yağlanmasını hızlandırır.
- Protein — Yeterli protein alımı tokluk sürelerini uzatır, kan şekerindeki ani dalgalanmaları önler.
- Lif — Çözünür diyet lifi, şekerin kana emilimini yavaşlatarak glikoz tepelerini yumuşatır.
- Öğün zamanlaması ve sıklığı — Atıştırmaların ve öğünlerin doğru planlanması, insülin salgısının gün içinde denge içinde kalmasını sağlar.
İnsülin Direncinde Neler Yenmeli?
Aşağıdaki besin grupları insülin duyarlılığını destekler, kan şekerini dengede tutar ve uzun süreli tokluk sağlar.
| ✅ BUNLARı TERCİH EDİN — İNSÜLİN DUYARLILIĞINI DESTEKLEYEN BESİNLER |
| Düşük GI karbonhidratlar: Yulaf ezmesi, kinoa, tam tahıllı bulgur, mercimek, nohut, fasulye |
| Sebzeler: Brokkoli, ıspanak, pazı, kabak, biber, patlıcan, mantar, kereviz (nişastalı değil) |
| Kaliteli protein: Yumurta, tavuk, hindi, balık, baklagiller, sade yoğurt, kefir, az yağlı peynir |
| Sağlıklı yağlar: Zeytinyağı, avokado, ceviz, badem, fındık, chia tohumu, keten tohumu |
| Meyveler (sınırlı): Elma, armut, çilek, böğürtlen, yaban mersini, kiraz (olgun muz ve üzümden kaçının) |
| İçecekler: Su, yeşil çay, ıhlamur, tarçın çayı, şekersiz bitki çayları |
Düşük Glisemik İndeksli Karbonhidratlar
Karbonhidratı tamamen kesmek sürdürülebilir değildir ve gerekli de değildir. Önemli olan hangi karbonhidratın tercih edildiğidir. Glisemik indeksi (GI) düşük besinler kan şekerini kademeli yükseltir; insülin tepkisi daha ılımlı kalır.
- Tam tahıllar: Tam buğday ekmeği, yulaf ezmesi, kinoa ve bulgur — beyaz pirinç ve beyaz ekmeğin yerini tutabilir.
- Baklagiller: Mercimek, nohut, fasulye — hem lif hem protein açısından zengin, GI düşük.
- Tatlı patates: Beyaz patatese kıyasla daha düşük GI; ancak porsiyon kontrolü önemlidir.
Pratik kural: Tabakta karbonhidrat alanı, toplam alanın ¼’ünü geçmemeli; yanında mutlaka protein veya lif kaynağı bulunmalıdır.
Kaliteli Protein Kaynakları
Protein, kan şekerini tek başına yükseltmez ve mide boşalmasını yavaşlatarak tokluk süresini uzatır. Her öğünde yeterli protein tüketimi, öğün arası tatlı krizlerini azaltmada etkilidir.
- Hayvansal: Yumurta, derisi alınmış tavuk-hindi, yağlı balık (somon, uskumru, sardalya — omega-3 içeriği için)
- Süt ürünleri: Sade tam yağlı yoğurt, kefir, az tuzlu beyaz peynir
- Bitkisel: Mercimek, nohut, fasulye, edamame, tofu
Dikkat: İşlenmiş et ürünleri (salam, sosis, sucuk) insülin direncini olumsuz etkileyebilir; sınırlı tüketilmelidir.
Sağlıklı Yağlar
Doymuş ve trans yağları azaltırken tekli ve çoklu doymamış yağları artırmak, insülin duyarlılığını iyileştiren en kanıtlanmış beslenme stratejilerinden biridir.
- Zeytinyağı: Akdeniz diyetinin temel yağı; oleik asit içeriğiyle insülin direncini azalttığına dair güçlü kanıtlar var.
- Avokado: Tekli doymamış yağlar ve lif açısından zengin; tokluk süresi uzun.
- Yağlı tohumlar: Ceviz (omega-3), badem, fındık — günde 1 avuç idealdir.
- Omega-3 kaynakları: Haftada 2-3 kez yağlı balık tüketimi iltihabı azaltarak insülin duyarlılığını destekler.
Lif Açısından Zengin Sebzeler
Sebzeler insülin direnci diyetinin temel taşıdır. Çözünür lif, bağırsakta jel kıvamında bir yapı oluşturarak şekerin kana emilimini yavaşlatır; çözünmez lif ise sindirim sağlığını destekler.
- Yapraklı yeşillikler: Ispanak, roka, marul, pazı — nişastalı değil, bol lif, az kalori
- Brokoli, karnabahar, Brüksel lahanası — hem lif hem antioksidan
- Kabak, patlıcan, biber, domates — düşük karbonhidrat, yüksek lif
- Mantar — düşük GI, tokluk sağlayan yapı
Pratik kural: Her öğünde tabak alanının en az yarısı sebzelerden oluşmalıdır.
Meyveler: Dikkatli Seçim
Meyveler sağlıklı şekerler içerse de fruktoz içeriği yüksek meyvelerin fazla tüketimi karaciğer yağlanmasını artırabilir. İnsülin direncinde meyve tüketimini sınırlamak değil, doğru meyveyi doğru miktarda tüketmek önerilir.
- Önerilen: Elma, armut, çilek, böğürtlen, ahududu, yaban mersini, kiraz — lif yüksek, GI düşük
- Sınırlı tüketin: Olgun muz, üzüm, kavun, karpuz, hurma — şeker yoğunluğu yüksek
- Kaçının: Meyve suyu, kurutulmuş meyveler — lif kaybolur, şeker konsantrasyonu çok yükselir
Pratik kural: Meyveyi tek başına değil, bir protein veya yağ kaynağıyla (yoğurt, ceviz) birlikte tüketmek kan şekeri tepkisini yumuşatır.
| 💡 UZMAN NOTU — BESLENME VE DİYETETİK BİRİMİNDEN |
| Polikliniğimizde insülin direnci olan hastaların en sık yaptığı hata, “sağlıklı” olarak bilinen meyve suyunu ve bal-pekmezi bol tüketmektir. Bu besinler işlenmiş şekerden farklı gibi görünse de kan şekerini hızla yükselterek insülin tepkisini tetikler. İnsülin direncinde ‘doğal’ demek her zaman ‘serbest’ anlamına gelmez; porsiyon ve bağlam her zaman önemlidir. |
İnsülin Direncinde Nelerden Kaçınılmalı?
Aşağıdaki besin ve içecekler kan şekerini hızla yükselterek insülin salgısını aşırı uyarır; insülin direncini derinleştirir ve karaciğer yağlanması riskini artırır.
| 🚫 BUNLARDAN KAÇININ — İNSÜLİN DİRENCİNİ KÖTÜLEŞTİREN BESİNLER |
| Rafine karbonhidratlar: Beyaz ekmek, beyaz pirinç, beyaz makarna, unlu mamuller |
| Şekerli gıda ve içecekler: Gazlı içecekler, hazır meyve suları, enerji içecekleri, şekerli kahve zincirleri |
| Şekerli tatlılar: Kek, kurabiye, pasta, çikolata (bitter hariç), dondurma |
| Trans yağlar: Hazır kızartma yağları, margarin, paketli bisküvi ve krakerler, fast food |
| İşlenmiş et ürünleri: Salam, sosis, sucuk, hazır hamburger |
| Aşırı doymuş yağ: Yağlı kırmızı et (günlük porsiyonu aşınca), tam yağlı hazır peynirler |
| ‘Sağlıklı’ ama yüksek GI seçenekler: Meyve suyu, bal, pekmez, kuru meyve, granola bar, pirinç keki |
| Alkol: Karaciğer metabolizmasını olumsuz etkiler; trigliseridi artırır, gece kan şekerini bozar |
Glisemik İndeks ve Glisemik Yük Nedir?
Glisemik indeks (GI); bir besinin, aynı miktarda karbonhidrat içeren saf glikoza kıyasla kan şekerini ne kadar hızlı yükselttiğini gösteren bir ölçüdür. Yüksek GI (70+): hızlı yükselme; düşük GI (55 altı): yavaş, kademeli yükselme.
Glisemik yük (GL); hem GI’yi hem de porsiyondaki gerçek karbonhidrat miktarını hesaba katar. Örneğin karpuzun GI’si yüksektir (72), ancak tipik bir porsiyondaki GL’si düşüktür — bu nedenle makul miktarda tüketilebilir. İnsülin direncinde GI ve GL birlikte değerlendirilmesi daha doğru bir rehber sağlar.
| Gıda | Glisemik İndeks | Glisemik Yük (porsiyon) | İnsülin Direncine Etkisi |
| Beyaz ekmek | GI: 70-75 (Yüksek) | Yüksek | 🔴 Kaçınılmalı |
| Tam buğday ekmeği | GI: 50-55 (Orta) | Orta | 🟡 Sınırlı tüketin |
| Yulaf ezmesi | GI: 40-55 (Düşük-Orta) | Orta-Düşük | 🟢 Uygun |
| Pirinç (beyaz) | GI: 70-80 (Yüksek) | Yüksek | 🔴 Kaçınılmalı |
| Kinoa | GI: 35-40 (Düşük) | Düşük | 🟢 Uygun |
| Mercimek | GI: 25-30 (Düşük) | Çok düşük | 🟢 Uygun |
| Tatlı patates | GI: 44-50 (Düşük-Orta) | Orta | 🟡 Sınırlı tüketin |
| Muz (olgun) | GI: 51-62 (Orta) | Orta | 🟡 Sınırlı tüketin |
| Elma | GI: 36-40 (Düşük) | Düşük | 🟢 Uygun |
| Gazlı içecek | GI: 65-80 (Yüksek) | Çok yüksek | 🔴 Kesinlikle kaçınılmalı |
Not: Glisemik değerler, pişirme yöntemi, olgunluk ve tüketim bağlamına göre değişkenlik gösterebilir. Bu tablo genel bir rehber niteliğindedir.
Öğün Düzeni ve Porsiyon Kontrolü
Yalnızca ne yenildiği değil, nasıl ve ne zaman yenildiği de insülin duyarlılığını doğrudan etkiler.
Öğün Sıklığı
İnsülin direncinde 3 ana öğün + 1-2 sağlıklı ara öğün modeli genel olarak önerilmektedir. Çok uzun açlık aralıkları reaktif hipoglisemiye yol açabilir; bu da sonraki öğünde aşırı yeme ve ani kan şekeri yükselmeleri anlamına gelir.
Tabak Modeli
Her ana öğünde tabağı şu şekilde bölümlendirmek pratik bir rehber sağlar:
- ½ tabak: Lif açısından zengin sebzeler (yapraklı yeşillikler, brokoli, kabak, patlıcan)
- ¼ tabak: Kaliteli protein (yumurta, tavuk, balık, baklagil)
- ¼ tabak: Düşük GI karbonhidrat (bulgur, kinoa, tam tahıllı ekmek, mercimek)
- + Sağlıklı yağ: 1-2 yemek kaşığı zeytinyağı veya 1 avuç yağlı tohum
Yeme Hızı ve Farkındalık
Yavaş yemek, tokluk hormonlarının (leptin, GLP-1) devreye girmesi için zaman tanır. 20 dakika kuralı: beyin, doyma sinyalini yaklaşık 20 dakika sonra alır. Hızlı yemek bu mekanizmayı atlatarak fazla kalori alımına yol açar.
Aralıklı Oruç ve İnsülin Direnci
Aralıklı oruç (intermittent fasting) bazı hastalarda insülin duyarlılığını iyileştirdiğine dair araştırmalar mevcuttur; ancak bu yöntem herkes için uygun değildir. İnsülin direnciyle birlikte diyabet, reflü ya da gastrointestinal sorun bulunan bireylerde dikkatli değerlendirme yapılması gerekir. Uygulamaya geçmeden önce mutlaka Beslenme ve Diyetetik uzmanıyla görüşülmesi önerilir.
| 📅 RANDEVU ALIN |
| Kişiselleştirilmiş insülin direnci beslenme planı için Sana Tıp Merkezi Beslenme ve Diyetetik Birimi‘ne başvurabilirsiniz. Online randevu sistemi üzerinden uygun zamanı seçerek randevunuzu oluşturabilirsiniz. |
Günlük Örnek Beslenme Planı
Önemli not: Aşağıdaki örnek menü genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişinin kalori ihtiyacı, alerjileri, eşlik eden hastalıkları ve metabolik profili gözetilerek oluşturulmuş bireysel plan, bir diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır.
| Öğün | Örnek Seçenek | Dikkat Edilecek Nokta |
| Kahvaltı | 2 yumurta (haşlanmış/sotelenmiş) + 1 dilim tam tahıllı ekmek + söğüş sebze + zeytinyağı + çay (şekersiz) | Şekerli tahıl gevreği, beyaz ekmek ve meyve suyu yerine getirilir |
| Ara öğün (sabah) | Bir avuç çiğ badem veya ceviz + 1 kâse yoğurt (sade, tam yağlı) | Hazır bisküvi, kraker veya meyve suyu tercih edilmez |
| Öğle | Izgara tavuk veya balık + bol yeşillik salata (zeytinyağlı) + bulgur pilavı (küçük porsiyon) | Beyaz pirinç, makarna ve ekmek miktarına dikkat edilir |
| Ara öğün (öğleden sonra) | 1 elma veya avokado yarısı + 1 tutam fındık | Saat 16-17 arası atıştırma kan şekerini dengeler |
| Akşam | Zeytinyağlı sebze yemeği + mercimek çorbası veya baklagil + cacık | Karbonhidrat miktarı akşam öğününde azaltılır |
| Akşam sonrası (gerekirse) | 1 kâse kefir veya sade yoğurt | Geç saatte şekerli atıştırmalıktan kaçınılır |
Beslenmenin Ötesinde: İnsülin Direncini Destekleyen Yaşam Alışkanlıkları
Beslenme düzeni kadar etkili olan ancak sıklıkla göz ardı edilen faktörler:
Düzenli Fiziksel Aktivite
Egzersiz, insülin kullanmaksızın kas hücrelerinin glikozu absorbe etmesini sağlar. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersiz (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) ve haftada 2-3 kez direnç antrenmanı insülin duyarlılığını belirgin biçimde iyileştirir.
Uyku Kalitesi
Kronik uyku eksikliği kortizol düzeyini yükseltir; bu da insülin direncini doğrudan artırır. Günde 7-9 saat kaliteli uyku, insülin duyarlılığını koruyan temel faktörlerden biridir.
Stres Yönetimi
Kronik stres, kortizol ve adrenalin salgısını artırarak kan şekerini yükseltir. Derin nefes, meditasyon, yoga ve doğa yürüyüşleri gibi stres yönetimi uygulamaları beslenme programını tamamlayan destekleyici unsurlardır.
D Vitamini ve Magnezyum
D vitamini eksikliğinin insülin direnciyle ilişkili olduğuna dair güçlü kanıtlar mevcuttur. Türkiye’de bu eksiklik çok yaygındır. Magnezyum da insülin reseptör fonksiyonunda kritik rol oynar. Her iki mineral düzeyinin rutin check-up kapsamında kontrol edilmesi, eksiklik varsa giderilmesi önerilir.
Tarçın ve Bağırsak Sağlığı
Tarçının kan şekerini düzenleyici etkisine dair araştırmalar mevcuttur; doğrudan yiyeceklere eklenebilir (çay, yulaf). Probiyotiklerden zengin gıdalar (yoğurt, kefir, turşu) bağırsak mikrobiyomunu destekler ve bazı çalışmalar mikrobiyom sağlığının insülin duyarlılığıyla ilişkili olduğuna işaret etmektedir. Bu konular aktif araştırma alanları olup kesin tedavi protokolü olarak önerilmemektedir.
| 💡 UZMAN NOTU — BESLENME VE DİYETETİK BİRİMİNDEN |
| İnsülin direncinde beslenme programının sürdürülebilir olması, mükemmel olmasından daha önemlidir. Çok kısıtlayıcı diyetler kısa vadede kan şekerini düşürse de uzun vadede bırakılma riski taşır. Hedefimiz; hastanın severek, sıkılmadan uygulayabileceği, sosyal hayatını kısıtlamayan bir beslenme düzeni oluşturmaktır. Bu nedenle bireyselleştirilmiş plan, standart diyet listelerinden çok daha etkilidir. |
Beslenme Değişikliği Bir İlaç Kadar Güçlüdür — Ama Kişisel Olmalıdır
İnsülin direnci, doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle büyük ölçüde geri döndürülebilir bir metabolik tablodur. Rafine karbonhidratları, şekerli içecekleri ve işlenmiş gıdaları azaltmak; lif, kaliteli protein ve sağlıklı yağları artırmak — bu değişiklikler, ilaç tedavisinden bağımsız olarak insülin duyarlılığını iyileştiren en kanıtlanmış stratejilerdir.
Bununla birlikte, her bireyin metabolik profili farklıdır. Hangi karbonhidratın ne miktarda, hangi öğünde ve hangi besinle birlikte tüketileceği; kişinin mevcut kan değerleri, eşlik eden hastalıkları ve yaşam tarzıyla birlikte değerlendirilmeli; bu plan bir diyetisyen gözetiminde oluşturulmalıdır.
İnsülin direnci henüz tip 2 diyabete dönüşmeden yapılan beslenme müdahalesi, bu geçişi erteleyebilir veya tamamen önleyebilir. Erken müdahale, uzun vadeli sağlık için en değerli adımdır.
Sultanbeyli’de İnsülin Direnci Diyeti için Sana Tıp Merkezi
Sana Tıp Merkezi Beslenme ve Diyetetik Birimi; insülin direnci, metabolik sendrom, karaciğer yağlanması ve diyabet öncesi tablolarda kişiselleştirilmiş beslenme programları hazırlamaktadır. Diyetisyen değerlendirmesi, kan parametreleriniz ve günlük yaşam alışkanlıklarınız birlikte ele alınarak yalnızca sizin için oluşturulan bir plan hazırlanır.
Beslenme tedavisini, Dahiliye Birimi‘ndeki medikal takiple koordineli yürütmek; HOMA-IR, kan lipidleri ve karaciğer enzimlerinin düzenli kontrolüyle hem beslenmenin hem de tedavinin etkinliğini ölçmek mümkündür. Gerektiğinde Check-Up Programları kapsamında kapsamlı bir metabolik profil değerlendirmesi de yapılabilmektedir.
Sultanbeyli, Pendik, Ümraniye, Kartal ve Tuzla’dan kolayca ulaşılan merkezimizde pek çok özel sağlık sigortasıyla anlaşmalıyız. Online randevu sistemi üzerinden uygun zamanı seçebilirsiniz.
| 📅 RANDEVU ALIN |
| İnsülin direnci beslenme programı veya metabolik sağlık değerlendirmesi için Sana Tıp Merkezi ile iletişime geçin. Online randevu sistemi üzerinden randevunuzu oluşturabilirsiniz. Pek çok özel sağlık sigortasıyla anlaşmalıyız. |
Sık Sorulan Sorular
İnsülin direncinde karbonhidrat tamamen kesilmeli mi?
Hayır. Karbonhidratı tamamen kesmek, büyük çoğunluğu için sürdürülebilir değildir ve gerekli de değildir. Hedef, rafine karbonhidratları düşük glisemik indeksli tam tahıllar, baklagiller ve sebzelerle değiştirmek; porsiyon miktarını ve tüketim bağlamını doğru planlamaktır. Kesin kıstaslar, bireysel metabolik profile göre diyetisyen tarafından belirlenir.
Pirinç ve makarna tamamen yasaklanmalı mı?
Mutlak yasak yoktur; ancak beyaz pirinç ve beyaz makarna glisemik yükü yüksek olduğundan miktarı sınırlandırılmalıdır. Tam buğday makarnası veya mercimek bazlı makarna daha uygun seçeneklerdir. Pişirme yöntemi de fark yaratır: al dente (az pişmiş) makarna, daha az pişmiş pirinç daha düşük GI sağlar.
İnsülin direncinde meyve yenebilir mi?
Evet, yenebilir; ancak meyve seçimi ve miktarı önemlidir. Elma, armut, çilek ve yaban mersini gibi lifli, düşük GI’li meyveler tercih edilmelidir. Olgun muz, üzüm, kavun ve kurutulmuş meyveler şeker yoğunluğu yüksek olduğundan sınırlı tutulmalıdır. Meyveyi yalnız değil, yoğurt veya cevizle birlikte tüketmek kan şekeri tepkisini yumuşatır.
Beslenme değişikliği ne kadar sürede fark yaratır?
Bireyden bireye değişmekle birlikte, tutarlı uygulanan beslenme değişiklikleri genellikle 4-12 hafta içinde kan şekeri ve insülin değerlerinde ölçülebilir iyileşme sağlayabilir. Karaciğer yağlanmasının gerilemesi daha uzun bir süreci kapsayabilir. Sonuçlar düzenli kan tahlili ve diyetisyen takibiyle izlenir.
İnsülin direncinde kahve içilebilir mi?
Şekersiz ve sade (siyah) kahve, araştırmalarda insülin duyarlılığını olumsuz etkilemediği hatta bazı çalışmalarda desteklediği gösterilmiştir. Ancak şekerli kahve zincirleri içecekleri, tatlandırıcılı sütlü kahveler ve hazır kahveler yüksek şeker içeriğiyle insülin direncini kötüleştirebilir.
PCOS’ta insülin direnci diyeti farklı mıdır?
Polikistik over sendromu (PCOS) olan kadınların büyük çoğunluğunda insülin direnci eşlik etmektedir. Temel beslenme ilkeleri aynı olmakla birlikte; iltihap yönetimi, hormonal denge ve kilo kontrolü açısından bireyselleştirilmiş yaklaşım gerekebilir. Bu konuda Kadın Hastalıkları ve Doğum Birimi ve Beslenme Diyetetik uzmanlarımız koordineli değerlendirme yapabilmektedir.
Beslenme programı sigortadan karşılanır mı?
Diyetisyen hizmetinin sigorta kapsamı, poliçeden poliçeye değişmektedir. Sana Tıp Merkezi pek çok özel sigorta şirketiyle anlaşmalıdır. Sigorta kapsamınızı sorgulamak için online randevu sistemi üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bu içerik, Sana Tıp Merkezi uzman hekim kadrosu tarafından güncel tıbbi literatür ve klinik deneyim doğrultusunda hazırlanmıştır. Yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Bireysel değerlendirme için uzman hekimlerimizle randevu almanız önerilir.

